Ofislerde İş Sağlığı ve Güvenliği nasıl olmalı?

isg

OFİS VE ERGONOMİ
Ofis, bir işletmeyi veya bir hizmeti yönetmek üzere organizasyonal faaliyetlerin yapıldığı
alandır. Ergonomi, maksimum iş güvenliği ve verimlilik sağlamak amacıyla, insanların
anatomik ve bilişsel özelliklerinin, çalıştıkları çevre ve sistemlerin incelenmesine ve bu öğeler
arasında maksimum uyumun sağlanmasına yönelik çalışmaların bütünü olarak tanımlanabilir1
.
Bir diğer tanımıyla ergonomi, çalışan kişinin işi, iş aletleri ve iş çevresiyle olan ilişkilerini
araştırır. Modern ofisler basit önlemlerle engellenebilecek potansiyel tehlikeler ile doludur.
Ergonominin amacı ise sakatlanma veya yaralanma riskini en aza indirerek insan vücudundan
en yüksek verimi almaktır. Çalışma ortamı ve alışkanlıkları ile basit ayarlamalar yapmayı
öğrenmek kişinin rahatını ve verimliliğini büyük ölçüde arttıracaktır. Ergonominin risk
faktörleri göz önünde bulundurularak ofislerde iş sağlığı ve güvenliği sağlanmaktadır.
Ofis sektörü meslek hastalıkları ve iş kazaları yönünden ele alınması gereken bir sektördür.
Ofislerdeki iş kazalarının inşaat, metal ve maden sektöründeki kazalara oranla daha düşük
olması ilginin bu yöne kaymasını azaltmaktadır. Ancak iş kazalarının küçük veya büyük
olması değil insan sağlığı temel alınması gerektiği için ofislerde iş sağlığı ve güvenliği
önlemleri bakımından incelenmelidir. Özellikle son yıllarda ofislerde meydana gelen meslek
hastalıklarının artması bu konunun ehemmiyetini gözler önüne sermektedir.
Ergonominin amacı;
 Çalışanların etkinliğini arttırmak
 Gereksiz ve aşırı zorlamalardan kaçınmak
 Çalışmanın yöntemli bir şekilde düzenlenmesini sağlamak
 Lüzumsuz aktiviteleri önlemek
 İnsan-makine-çevre uyumunu sağlamaktır.
ERGONOMİK RİSK FAKTÖRLERİ
Çevresel Faktörler
Çevresel faktörler çalışan için ek bir yük oluşturur. İş performansının azalmaması, sağlığın
zarar görmemesi açısından bu faktörlerin bilinmesi, bu faktörlerin normal veya aşırı düzeyde
olmalarında organizmanın vereceği fizyolojik cevapların tanınması gerekir.
Gürültü
Gürültü genel olarak istenmeyen ve rahatsız eden ses olarak tanımlanır. Sağlıklı bir insan
kulağı 0dB – 140dB arasında bulunan ses şiddetine karşı duyarlıdır. Ayrıca 3000-4000Hz
frekans ve 60-90dB ses basıncı aralığı insan kulağının en duyarlı olduğu aralıktır.
Ofislerdeki gürültü duyma kaybına sebebiyet verecek kadar fazla değildir. Ancak endüstriyel
ortamda gürültü sebebiyle duyma kaybı söz konusudur. Gürültü insan üzerinde fizyolojik ve
psikolojik olmak üzere iki türlü etkide bulunur.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s